Macbook almak ya da almamak

- Murat Gamsız - 16 Aralık 2006

İnanması zor olsa da hiç dizüstü bilgisayarım olmadı. Gerektiğinde ödünç alma imkanım olduğundan sunumlarımı bu şekilde halledebildim. Ancak özellikle Donanımsal programı başladığından beri düzenli olarak dizüstü sistem ihtiyacım oldu. Bunu da kişisel sponsor bularak hallettim ama geri vermem gerektiği için bu sistemi kişiselleştirmem söz konusu değil. Öte yandan bugüne kadar sistem almamış olmamın bir nedeni de istediğim ürünü bulamamış olmamdı. Pentium-M serisi çıktığından beri artık zamanın geldiğini düşünmeye başlamıştım fakat içime sinecek bir ürün ve ona gerekli parayı bir araya getirmem mümkün olmadı. Alacağım sistem beni en az iki-üç yıl idare edebilmelii. Zaten bunun yarısı taksitleri ödemekle geçecek :) Ben beklemeye devam ederken Apple, Intel ile anlaştı. Daha sonra da Intel Core serisini çıkardı. Sonuçta Apple tasarımı, Core mimarisi ve bence en önemlisi Mac OS X ile beraber Windows kullanabilme özelliği, ortaya ideal bir sistem çıkardı.

Benim ilgimi çeken Macbook’lar 13” olan küçük modeller. Zira en önem verdiğim şey taşınabilirlik. Yanımda bavul taşımak zorunda kaldıktan sonra dizüstü sistem almamın faydası yok. Monitörün ufak olması ise monitör çıkışı ile halledilebilecek bir şey. Macbook’lar Core Duo ve Core 2 Duo olarak ikiye ayrılıyor. Siyah ve beyaz olarak kendi aralarında da ayrılıyorlar. Siyah olan daha pahalı.

mac2.jpg
Core 2 Duo modeller yeni sayılır. Ülkemize henüz gelmiş değiller. Sadece Macbook Pro’lar yani büyük modeller geldi. Apple eldeki ‘eski’ modellerin stoğunu eritebilmek için hem fiyat düşürdü hem de eski sisteminizi 400$’a kadar geri alalım Macbook verelim kampanyası başlattı. Benim eski sistemim olmadığından yararlanmam mümkün olmadı. Aslında böyle bir imkan olsa Core Duo’lu ilk model alınabilir. İşlemcinin 64-bit olmaması herkesi aynı oranda etkilemez.

Niyetine girdikten sonra nette Macbook araştırmaları yapmaya başladım. İlk bulgular endişe vericiydi. Apple ürünlerinin hatalarına ve bunların çözümlerine/ortaya çıkarılmasına adanmış Appledefects sitesinde sorunlar diz boyuydu. Kalitesiz ekranlar, dağılan kasalar, boyası renk değiştiren kasalar, şarj olmayan piller derken gözüm korktu. Sorunların en önde gideni de aşırı ısınmaydı. Öyle ki 100 dereceyi bulan ve kasaya, kullanıcıya ve sistemin durduğu yere zarar veren sıcaklık değerlerinden söz ediliyordu. Bunların çoğunun altından üretim hataları çıktı. Mesela yüksek sıcaklık nedenleri havalandırmayı engelleyen bir kağıt, fazla sürülen termal pasta ve düzgün çalışmayan fan olabiliyordu. Apple üretim hatalarının çoğunu gidermiş ama hala çözülmeyen sorunlar bahsettiğim sitede yer alıyor. Hal böyle olunca gidip yerinde göreyim dedim.

Kadıköy’de bana en yakın Apple Store, Türkçesi manav mı oluyor? :) , sadece üç dakika uzaklıktaydı. Geçen hafta gittim. Dükkanda kocaman Macbook ilanları vardı. Hemen sordum görebilir miyim diye. Öyle bir şey mümkün değil dediler. Ancak aldıktan sonra görebilirmişim. Zaten şimdiye kadar aldıktan sonra gözükmeyen bir ürüne rastlamadım :) Haklarını yemeyeyim dükkanın tabelasında I pod yazıyordu. Belkide Apple böyle bir ayrım yapıyordur. I Pod dükkanı ve diğerleri şeklinde. Bizim yani müşterinin açısından ise Apple ismi ve elma amblemi olan yere her türlü Apple ürününü sormak gayet doğaldır. Sonuçta herkesin satabildiği ürünler değil. Fikir edinmek için fiyat ve birkaç soru sordum. Başka bir sistem üzerinde Boot Camp yazılımı sayesinde Windows XP çalıştığını gördüm. Boot Camp sadece Intel tabanlı Mac’lerde WindowsXP de kullanmanızı sağlıyor. Sistem açılırken Windows mu yoksa Mac OS mu seçiyorsunuz. Hatta yeni Boot Camp’de MacOS altından bile çalıştırmak ve bu sayede sistemi yeniden başlatmadan kullanmak mümkün(müş). Zaten bu olmasa Mac almayı düşünmezdim zira eldeki donanımların Mac uyumu her zaman olmayabiliyor. Ya da Windows altında bildiğiniz bir yazılımı kullanma ihtiyacı duyabiliyorsunuz. Ya da o an hayatında Mac görmemiş birine sistemi emanet etmek durumunda kalabilirsiniz. Bu gibi durumlarda el altında XP olması çok büyük avantaj. Yani Mac aldığımızda Windows sadece zorunlu hallerde kullanacağımız bir sistem olacak. Bir şekilde bağlı olduğumuz Windows’la köprüleri tamamen atmadan ondan kurtulabilmek sizi bilmem ama benim kulağıma çok hoş geliyor. Virüs programı gibi özellikle diz üstülerde daha da yavaşlatıcı olan programları kullanmayacak olmamız dahi kendi başına bir performans avantajı sağlamaya yeter.

Macbook’u Apple dükkanında göremeyeceksek Apple dükkanı açmanın ne anlamı var diye söylenirken bugün aynı yoldan geçtiğimde dükkanın kapandığını gördüm. Önemli bir kayıp sayılmaz zira 20 dakika yürüme mesafesinde Apple Center var. Anadolu yakasından sorumlu olduğu söylenen Formnet firması. Ertesi hafta Formnet’e gittim. Macbook görmek istediğimi söyledim. Tahmin edebileceğiniz üzere yine yoktu. Stok fazlası olduğu için indirime gidilen ve üstüne de kampanya ve çarşaf çarşaf ilan yapılan bir ürün Apple mağazalarında yok. Ürünü, o da sadece vitrinden EXA’da gördüm ilk. Formnet’teki yetkili çok ilgiliydi. Hatta konuya hakimiyeti PC satıcılarında pek kolay rastlanmayacak türdendi. Bende de alıcı tipi var herhalde, kendi kullandıkları Macboook’u getirtti ve bir saat kadar, mağaza epey meşguldü, kullandım. Böylesi benim de işime geldi zira kullanılmış ve ona rağmen sağlam bir Macbook görmek nette okuduklarımdan sonra moral verdi.

Hemen belirteyim ben daha önce Mac OS kullanmadım. Bir kere Cebit’teki Teknofiyat standında Ahmet’in Mac minisini görmüşlüğüm vardı. Ama birkaç saniye içinde Safari ile nette geziniyordum. MacOS’un Windows’a benzemeyen menülerinde dolaşıp program açıp kapatmak gayet rahattı. Hiç çekinmeye gerek yok. Ya da çekinmek değil de kim uğraşacak şimdi yeni işletim sistemine geçmeye demeye gerek yok. O kadar rahat.

Tabii ben hemen konuya girdim. Appledefects sitesinden bahsettim. Benden göstermemi istediler hemen açtım beraber baktık. Orada bahsedilen sorunların bir kısmına yabancılar ama şaşırmadım zira hatalı ürünlerin TR’ye gelme olasılığı yurt dışına kıyasla düşük. Maalesef, bu durumda neyseki mi desek, yeni ürünler anında gelmiyor. Yani hatalı olan ilk partiler muhtemelen bize uğramadı. Sorunlarla karşılaştıklarını inkar etmediler ama uzun zamandır ciddi bir sorunla karşılaşmamışlar. Teknik servisten gelen bir görevli de çok ciddi hatalarla karşılaşmadıklarını ama boya sorunu ortaya çıktığında yedek parçaların geldiğini ve sorun oluşmasını beklemeden değiştirildiğini belirtti.

Benim kullandığım Macbook kullanılmış olmasına rağmen okuduğum sorunlara sahip değildi. LCD düzgündü. Kasa normaldi. Ancak sistem kesinlikle ısınıyor. Hatta Apple’ın bu alet laptop değil dizinizin üstünde kullanmayın yanarsınız mealinde bir açıklaması varmış. Kesinlikle doğru diyebilirim çünkü pek bir uygulama çalışmamasına rağmen sistem sıcaktı. İşlemciyi zorlama imkanım o an maalesef yoktu o nedenle kaça çıktığını ölçemedim. Ancak ilginç bir şekilde fan çalışmıyordu. Yani Apple sistemin sessiz olması için bir miktar ısınmayı göze almış gibi. Açıkçası bu kadar ince bir sistemde bu sıcaklık normal. Daha kalın bir kasada hem daha iyi havalandırma yapılabilirdi hem de kullanıcı teması azalabilirdi. Ama Apple sistemi ince yapmayı tercih etmiş. Benim şu an kullandığım sistem de 13” ama Macbook’un yanında kalın duruyor. İnceliği özellikle dayanıklılık tarafında bir olumsuzluk yaratabilir. LCD panele dikkat etmek lazım.

Özellikler listesine ulaşmak için tıklayın. Ben en ‘ucuz’ modelin önemli özelliklerini vereyim.

  • Core Duo 1.8GHz
  • 512MB Bellek
  • 60GB 5400RPM disk
  • DVD kombo sürücü
  • Entegre ekran kartı
  • 13.3” ekran
  • 1 adet Firewire 400 port
  • 2 adet USB 2.0 port
  • Mini DVI port
  • Gigabit ethernet
  • Wifi (802.11g)
  • Bluetooth 2.0
  • Entegre kamera

Özelliklere baktığımızda birkaç eksik göze çarpıyor. Bunların sizin için önemli olmadığından emin olmalısınız. Örneğin birçok dizüstünde olan PCMCIA yuvası yok. Yani her ne bağlayacaksanız USB’den bağlamak zorundasınız. USB sayısı ise iki. PCMCIA slotundan genelde Wifi veya TV kartları takılıyor. Ancak Macbook’ta her türlü ağ bağlantısı entegre olarak var. TV kartları ise artık USB bellek boyutlarında bulunabiliyor. Apple zaten PCMCIA yerine daha yeni ExpressCard slot kullanıyor büyük sistemlerde. Eksikliği çoğu kullanıcıyı etkilemeyecektir diye tahmin ediyorum.

mac3.jpg
Diğer konu ise kart okuyucu olmaması. Yani SD ve MMC tipi kartları direkt sisteme takmak mümkün değil. USB kart okuyucu gerekecek. Ancak geçtiğimiz hafta sitede incelediğimiz Kingston mini gibi USB bellekler, yeterince küçük. Yani SD ya da MMC kart almak yerine mini USB bellekler almak nerdeyse aynı şey. Ama tabii size uymayabilir bu durum. Aklınızda olsun.

Diğer konu Mini DVI çıkışı. Birçok dizüstü PC’de standart olan VGA çıkışı Macbook’larda bulunmuyor. Bunun yerine Mini DVI çıkışı var. İyi tarafı DVI olması. Kötü tarafı ise VGA ya da normal DVI girişi olan monitörler kullanmak için ayrı satılan bir çevirici gerekmesi. Herhalde bu yazıyı okuyan herkesin monitörü ya DVI ya da VGA destekliyor. Projektörlerde de durum aynı. Bu durumda Apple’ın bu aparatı ayrı satmak yerine kutuya dahil etmesi gerekirdi. Sorun aslında ayrı satılması da değil. En fazla 40 YTL’lik bir parça ama sorun bu parçanın ülkemizde bulunmaması. Formnet şu anda temin edemeyeceklerini söyledi. Bu kadar kritik bir parçanın bulunamıyor olması kabul edilemez. Örneğin ben bu parça olmadan Macbook alamam. Donanımsal’da VGA üzerinden canlı yayına görüntü veriyoruz. Bu durumda sistemden görüntü almam olanaksız. Apple bu aparatın VGA versiyonunu Macbook ile vermeli, DVI olanı satmalı. Mini DVI çıkışı PC’lere göre bir avantaja sahip. PC’lerde genelde VGA çıkışı olduğundan, monitörünüzde DVI varsa değerlendiremiyorsunuz. VGA>DVI çevirici kullanmak aynı şey değil. Macbook ile miniDVI>DVI çevirici kullanarak görüntü kalitesini düşürmeden DVI destekli ikinci monitörü bağlayabilirsiniz.

Diğer konu ise ucuz modelde DVD kombo olması. Yani DVD yazma özelliği olan Super Drive yok. Bu durumda aynı fiyattaki dizüstü PC’lere göre geri kalmış oluyor. Olumsuz bir nokta olup olmaması tamamen sizin DVD yazma durumunuza bağlı. Şahsen DVD yazacağımı pek sanmıyorum.

Son konu ise bellek. Macbook’un sıkıntılı noktası bu. Giriş modeli 512MB. Hatta bir üst model de 512MB. Bu yeterli değil. Özellikle de WindowsXP de kullanacaklar için. Mac OS’a 512MB bellek yetiyor mu bilmiyorum ama sanmıyorum. İşin kötü tarafı 1GB almak diye bir seçenek yok. Sistemi önce 512MB almak zorundasınız. 2×256MB olarak gelen belleklerden birini çıkarıp 1GB bellek takıyorsunuz. Yani 1GB+256MB kullanacaksınız. DDR2 667 tipi olduğunu da belirteyim. Ancak bu işin faturası ağır. Piyasada en fazla 130$ olan SODIMM 1GB DDR2 667 bellek Apple’da 190$. Bunun sebebi ise Macbook’un bellek seçmesiymiş. Deneme yanılma yoluyla uyumlu bir bellek bulmuşlar ama onun da faturası 190$ olmuş. Apple’dan almak zorunda değilsiniz tabii ama eğer dedikleri doğruysa kendiniz bellek alırken kötü bir sürprize hazır olun.

Son olarak fiyattan da bahsedeyim. Yuvarlak hesap 1000 Euro+KDV en düşük model. Ancak şöyle bir durum var. Core 2 Duo Macbook’lar çıktı.

mac1.jpg
Yeni Core 2 Duo Modeller Yurtdışı Fiyatları

mac4.jpg

Türkiye’deki Core Duo Modeller

Yukarıdaki fiyat farkları eğer Türkiye’de de geçerli olursa ortadaki sistem çok mantıklı. Bizde fiyatlar Euro gerçi ama olsun. İlk tabloda 200$ fiyat farkı var ilk iki sistem arasında. Bu farka 2GHz işlemci, 1GB bellek ve 20GB daha fazla disk alıyoruz. Bence bu farka değer.

Türkiye’deki modellere bakınca ilk modelle yeni Core 2 Duo modeli arasında sadece işlemci farkı olduğunu görüyoruz. Bu fark da hız değil özellik farkı. Bu durumda eğer kampanyadan faydalanabiliyorsanız yeni Core 2 Duo’yu beklemeniz şart değil. Özellikle de ofis ağırlıklı kullanacaksanız. Ancak kampanyadan faydalanamıyorsanız ve 512MB yetmez diye düşünüyorsanız bekleyin. Çünkü eğer yurtdışı tablosuna bakarsanız 200$ farka aldığınız farkları düşük modeli sonradan upgrade ederek alamıyorsunuz. Sadece belleğe 190$ istediklerini tekrar hatırlatayım. Windows da kullanmak isteyenler ek disk kapasitesine ve 1GB belleğe özellikle ihtiyaç duyacaklar. Bu durumda Core 2 Duo’lu ikinci modeli beklemek en mantıklısı. Şahsen öyle yapacağım :)

Tasarım olarak Macbook, dizüstü PC’lerin çoğundan ilerde ancak donanım tarafında yukarıda saydığım eksiklikleri var. Bunların sizi etkileyip etkilemeyeceğine iyice karar vermeniz gerekiyor. Ancak sistemin en önemli artısı elbette Mac OS X işletim sistemi. Yani Windows’u terk etmek. Bu eskiden de böyleydi ama birçok kullanıcı Windows’u bırakamadığı için bu geçişi yapamıyordu. Artık Windows’u da aynı sistemde kullanabileceğimiz için bu adımı çok daha rahat atabiliriz. Piyasanın %90′ına yayılmış bir işletim sistemini kökten bırakmak zor. Biz bıraksak bile şartlar bazen Windows kullanmayı gerektirebilir. Dolayısıyla Macbook’ları dizüstü PC’lerle kıyaslarken sakın işletim sistemi farkını atlamayın. İşletim sistemi en önemli fark. Ama tabii Windows’un daha iyi olduğunu düşünen de çıkabilir :) Şahsen Mac OS’u doğru dürüst kullanmadan sevdim. Forumdan zaten bilgim vardı sadece kullanım tecrübem eksik. Henüz satın alma kararı vermiş değilim ancak dizüstü sistem alacak olsam önce Macbook’u değerlendirirdim. Apple’ın bu ürünü kullanıcılardan saklar gibi davranması ise tuhaf. Her mağazalarına teşhir ürünü koymalılar. Siyah olanı Karfur’daki Bimeks’te o da sadece vitrinden görebilirsiniz. Buna da şükür demek lazım. Apple müşterisi PC’ye göre daha ‘kıl’ denebilir. Ben müşteri olarak kıl değil ancak kel olabilirim ama ben bile Macbook görmek isteyip de bulamayınca ve şu Mini DVI adaptörü için yok cevabı alınca bozuldum. Sadık Apple müşterilerinin de hiç memnun kalacağını sanmıyorum. Mağazaları ver personelleri tipik bir PC dükkanından ileride kesinlikle ama ürün tanıtımında ben Mac görmek için PC satan yerlere gidiyorsam bir tuhaflık var demektir.

Aranızda Macbook kullanan varsa yorumlarınız çok faydalı olacaktır. Özellikle yaşadığınız sorunlar ya da Mac OS’a geçtikten sonraki deneyimleriniz önemli. En önemlisi Macbook alıp bellek değiştren varsa şu uyumsuzluk meselesini netleştirebiliriz.

Tekrar belirteyim bu yazıyı hiç Mac kullanmamış biri olarak yazdım :) Sadece uzaktan tanıyorum ve Windows’tan hoşlanmıyorum :) O yüzden Mac’çiler yanıt verirken bunu göz önünde bulundursun fransız kalmayayım anlattıklarına :)

{ 21 yorum… aşağıdan oku ya dasen de ekle }

Gökhan Özçetin 17 Aralık 2006, 00:11

Bu yazıyı bugün dışarı çıkmadan önce okumuş olsaydım belki ben de birşeyler yazabilirdim :)

Teknorama’da da apple satan mağazalardan. Ancak orada da MacBook ‘ların sadece kutusunu görebildik, içeride açık bir tane bile yoktu. Sebebini bilemiyorum ama neden diye sormak pek aklıma gelmedi. Çünkü o sırada iMac kurcalamakla meşguldüm :D

Core2Duo ve CoreDuo iMac’lerin piyasada olması sevindirici. Monitör kalınlığında bir kasa içinde komple bilgisayar olması muazzam bir güzellik. Tam anlamıyla seçilmiş donanımlar var; X1600 ekran kartı, WD sabitdisk, Pioneer DVD yazıcı… Benim kurcaladığım 2 modelde de 1 GB DDR2 RAM vardı.

Şahane görünmesine rağmen PC üzerinde de MacOS kullanmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, sorunsuz bir Apple ürünü alınsa bile, MacOS ve uyumlu programlar kullanmak ciddi bir problem haline gelebiliyor. Özel amaçlı profesyonel programları temin ediyorsunuz, ama ufak kullanışlı bir yazılıma ihtiyaç duyduğunuzda bi anda ortada kalabiliyosunuz. Açıkcası Steve amcanın zamanında bu MacOS un PC’ler için de geliştirilmesini sağlamasını dilerdim, o zaman böyle sıkıntılarımız olmadan istediğimiz donanım yazılım kombinasyonlarını kullanabilirdik.

Bir de şöyle bir durum var, Apple MacBook’lara az bellek koymakta haksız değil, MacOS üzerinde çalışan yazılımlar Windows’taki muadillerine göre ciddi anlamda sistem kaynaklarını daha az kullanıyor. O yüzden Apple bilgisayarlarda 512 MB belleği çok küçümsemeyin derim ;)

Murat Gamsız 17 Aralık 2006, 01:17

Küçümsemiyorum ama Windows da kullanacağım için 1GB şart :)

AhmetNet 17 Aralık 2006, 14:10

Birkaç notum var zira geçen gün Kanyon alışveriş merkezindeki(pek de alınacak bir şey yok ya neyse) Apple mağazasına uğradım.

- 400 dolar kampanyası biraz aldatmaca. 400 dolara kadar denmeli. Centrino bir sistem getirirseniz 400 dolar. P4 bir sistem getirirseniz yanılmıyorsam 300 ve p3 bir notebook getirirseniz 200 dolara(yoksa 250 miydi) sayıyorlar.
- Kanyon’daki mağazada mini DVI-DVI çevirici kablosu satılıyordu.
- Yine aynı mağazada CDuo modelleri kullanma şansınız var; vitrinde açık duruyorlar. Şöyle biraz turlamak mümkün. Yeni C2D Macbook Prolar da gelmiş. Ama stokta ürün var mı derseniz orası meçhul.
- Macbook Pro şimdi geldiğine göre C2D Macbookların gelişi Şubat’ı kesin bulur. Arap ülkelerinde bile özel Arapça klavyeleri ile yeni seri satılıyorken bizde hala satılmaması Bilkom’un ayıbı demek zorundayım.

Murat Gamsız 17 Aralık 2006, 17:38

Kanyon’a gideceksem sağa sola Apple mağazası açmanın ne anlamı var ki :) Üstelik benim gittiğim yer merkez. Anadolu yakasına bakıyor. Kanyon’a Avrupa yakasında olanlar baksın. Bulmak istersem ben de EXA’da ve Bimeks’te buldum ama vitrinde.

MiniDVI-DVI bulunması normal. Ben VGA’da sıkıntı olduğundan bahsettim. Yine de belki zorda kalınırsa O DVI kabloyu da bendeki ekran kartımla gelen DVI>VGA çevirici ile ölme eşeğim ölme modunda kullanabilirim. Denemek lazım.

Stokta MacbookPro olmalı çünkü geçen hafta benim gittiğim gün ürünler geldi haberi gelmişti mağazaya. Herhalde Bilkom’dan aradılar.

Açıkçası Macbook söz konusu olduğunda geç gelmesi daha iyi diyenlerdenim :)

Omer Azak 19 Aralık 2006, 01:29

Oncelikle selamlar,

Cok Fazla ilginiz olmadigi icin yanlis yerlere gitmissiniz. Kadikoy’de Apple Shop yok. Rexx’in oradaki kacak yapilasmaydi. Dava acildi ve kapandi. Dereagzindaki yer ise teknik servis oldu 1 sene once. Sadece 1-2 model cok meraklilar icin duruyor. Asil model arastirmasi icin Caddebostan – Erenkoy taraflarinda Myra var Gercek bir Apple Center. Butun urunler var. 30 inch display’den Mac Pro’ya kadar hatta kulakliklari bile deneyebiliyorsun. Yeni Core2Duo’lar malesef anca 1-2 haftaya girecek Turkiye’ye yasal yollardan.

Bende eski bir mac kullanicisiyim. ama eski dedigime bakmayin MacOs 8 zamaninda gidip babam bi i-mac almisti(eski crt modeli, yesil olan)
233mhz idi 64 mb ram’i vardi. Fakat ben genctim o zamanlar ve oyun oynamak icin onu kenara ittim. Yillar gecti 2 sene once bir daha kurdum bilgisayari ve kullandim 233 mhz idi ama Windows Xp’den hizli aciliyordu. Photoshop 5 de olsa simdikinden hizliydi.
Neyse uzun lafin kisasi Mac kullanmayi soyle boyle biliyordum. Gecen sene sonu gibi Intel’li bir Mac cikacagi solendi. Arkadaslarimda i-book benzeri laptoplari vardi….. Git gide bir Mac fanatigi olmaya basliyordum. Tasarimi, hizi cok iyiydi. ozellikle gorsel programlarda(Photoshop, Illustrator, After Effects)

Bu yaz sonunda Macbooklar cikti. Fiyatlar biraz abarti geldi ama cok guzellerdi. Cok iyilerdi. Yaklasik 2 Ay once 17inch 2.16 CoreDuo bir Macbook aldim. Kesinlikle Macbook tavsiye etmem Apple’in giris seviyesi urunleri genelde bayanlar ve ilgisiz bilgisayar kullanicilari icin.

Sole soliyeyim. Alismasi en az 1 hafta aliyor. Eger korkusuz bir kullanici isen 1 hafta icinde ilk format deneyimini yasarsin. Ama korkulacak hic bisi yok. Kutudan cikan DVD’ler tum sorunlari yok ediyor. Hersey saka gibi geliyor standart bir Windows kullanicisina.
Performansi gun gectikce artiyor. Patchler sayesinde Yeni isletim sistemi cikinca butun dertler bitecek. Su anda Rossetta die bir emulasyonla calisiyor MacOs programlari. Subat ayi itibari ile sorunlar neredeyse “0″ olacak. Steve Jobs diyorsa dogrudur. Neyse cevap ariyorsan. kesinlikle Bekle ve MacBookPro al derim mumkunse Core2Duo. Yeni isletim sistemi ile super bir notebook olacagina eminim.

Murat Gamsız 19 Aralık 2006, 18:11

Bilgiler için teşekkürler. Ancak bizim son kullanıcı olarak hangi Apple dükkanı kaçak hangisi değil dışardan anlama imkanımız yok. Apple kaçak dükkanlar listesi çıkarsın bilelim :) Formnet ise teknik servis olmasının yanında bir Apple merkezi. Ben ordayken iki tane sistem sattılar. Birkaç kişi de fare ve klavye tarzı ürünler aldı. Ürün satışı olduğuna göre teşhir ürünleri de olmalı.

MacbookPro maalesef benim için büyük. Dizüstünü asıl sistemi yapmış birine uygun. Benim için dizüstü sistem taşınabilirlik demek. Daha çok yürüyerek ve toplu taşıma araçlarıyla gidip geldiğimden, küçük ve hafif olması tercihim.

Nejat 20 Aralık 2006, 01:21

Selamlar
MacOs kullanıcısı olarak söyleyecek o kadar çok şey var ki nerden başlayacağımı bilemiyorum ama şöyle geriye doğru gidersek bütün problem koç un bilkom u satın almasıyla başladı zaten o zamana kadar da apple yeterince ilgi gösterilmedi şu anda da gösteriliyormuş gibi yapılıyor ama sadece göz boyamaktan ileri gitmiyor sizlere basit bir örnek vermek gerkirse apple ın türkçe resmi sitesine girdiğinizde hemen hemen bütün ürünlerin (ipod hariç) stokta olmadığını göreceksiniz (sipariş üzerine mi ithalat yapılıyor anlamadım) global apple sitesiyle türkçe resmi sitedeki fiyatları ve de özellikle donanımları karşılaştırdığınızda ise inanılmaz farklar olduğunu örneğin global sitede RAM lerin 1GB veya daha fazla olduğunu harddisk kapasitesinin daha fazla olduğunu ve de ekran kartının daha gelişmiş olduğunu bizdeki kadar fazla seçenek olmadığını görebilirsiniz fiyat farklarıda cabası. Ama yiğidi ödür hakkını yeme derseniz software olarak windows tan kat be kat üstün olduğunu Safarinin Explorer dan daha hızlı ve üstün olduğunu grafik programlarında daha hızlı çalıştığını virüs probleminin yok denecek kadar az olduğunu çökme ihtimalinin zor olduğunu söylemesekte haksızlık etmiş oluruz. Bunların dışında en büyük handikapı ise Gökhan arkadaşımızın dediği gibi windows kadar gelişmiş 3.parti yazılımlarının olmayışı.
Son Söz : notebook alırken mutlaka global site ile karşılaştırma yapın güncel makinaları alın Amerikanın elinde kalmış bilkom aracılığıyla bize satmaya çalıştığı aygıtları almayın macbookPro alın derim.

Saygılar

Barış Şahin 20 Aralık 2006, 10:38

İntel işlemcili ilk serilerde çıkan donanım hataları, Apple’ı yakından tanıyan kişiler için sürpriz olmayan hatalardı. Daha önce PowerPC işlemcilerin ilk serilerinde de buna benzer hatalar olmuştu. Ama Core2Duo’dan itibaren çıkacak tüm serileri gözü kapalı alabilirsiniz, çünkü hatalar giderildikten sonra ortaya gerçekten teknolojisi harikası makineler çıkıyor.

Benim tavsiyem eğer macbook’u bugün almak ile 6 ay sonra almak arasında sizin için “bir an evvel mac sahibi olmak” dışında bir önemi yok ise yaz aylarını bekleyin derim, ayrıyetten işletim sistemine ekstra para ödemezsiniz bu sayede. Yaz bitmeden Leopard işletim sisteminin çıkması bekleniyor. Bu niye önemli çünkü şu anki mac’ler ile gelen Tiger (10.4 sistem) PPC işlemciler için yazılıp sonradan intel’e uyarlanmış bir sistem. Leopard (10.5) ise hem intel hem de Leopard işlemciler için yazılıyor. Bunun dışında Windows’u çalıştırmaya yarayan Boot Camp uygulaması şu an Beta sürümünde Leopord ile tam sürüme geçeceği söyleniyor. Artı yeni işletim sisteminin birçok güzellikleri ve intel ile daha performanslı olacağı söyleniyor. Yalnız özellikle bu macler’de windows kullanmak isteyenler, teknoloji ve yazılımların hızlı ilerlemesini göz önüne alıp minumum 1 GB RAM’e ihitiyaçlarını olduğunu bilsinler, yoksa performans kelimesi pek mümkün olamaz.

Son söz olarak da şunu belirteyim, Mac için 3. parti yazılımların sayıca Windows’ta olduğu kadar olmadığı doğrudur ama bu mac’te ihtiyacınız olan bir yazılım bulamayacağınız anlamına gelmiyor. Şu an windows sistemde olan her türlü, yazılım, uygulama ve uygulamacıkların, paylaşım programları ve benzerlerinin ya mac sürümlerini ya aynı amaçlı başka firmalar tarafından yazılmış versiyonları bulmak mümkün.

zekeriya 20 Aralık 2006, 15:20

Apple Macbook’lar çok güzel gözükmesine ve diğer laptoplarda bulamayacağımız bazı özellikleri barındırıyor olmasına karşın, aynı fiyata daha kaliteli ASUS laptop satın alabilirsiniz. zaten artık bu yeni apple ürünleri ASUS fabrikalarında üretiliyorlar veya birleştiriliyorlar. Yok efendim ben illaki 13.x” laptop istiyorum beyazda olsun diyorsanız avaretec var macbooka çok benzeyen. Ama gerek teknik servis olsun gerek kalitesi bakımından olsun ASUS’u tercih ederdim. Sonuçta satın almakla bitmiyor srvis kaliteside önemli. Ayrıca Core Duo Macbook yerine Core2Duo Macbook almak daha mantıklı. Bu yeni seri apple ürünlerinin türkiyeye geç gelme sebebi ise bilkomun bu eski modelleri daha ucuza tedarik etmesinden başka birşey değil bence. Birde dikkat aman ilk seri üretim bir Macbook almayın en çok problem çıkartan onlar. Zira internette HorrorStory’ler dolaşıyor hakkında.

Recep Nac 22 Aralık 2006, 14:31

Merhaba,
Apple urunlerinin uluslararası garantisi mevcut mudur tam bilmiyorum ama bence eger donanımlarda sipesifik değişiklikler de yapabilme sansı oluyorsa -imkanlar dahilinde- yurtdısından almak daha isabetli olabilir… Bir de Mac Os işletim sisteminin intel tabanlı bir sistemde calısabildiği de cok ilgi cekici bence…Zamanım oldugunda Mac os ustunde birkac programı test edip gormek istiyorum…

Canberk Tokmak 26 Ocak 2007, 13:44

Yazıyı ve yorumları okudum. Hepsi çok güzeldi. Bende uzun süre microsoft işletim sistemleri (dos, win3.1, win95,win98,winxp) kullanan birisi olarak macbook almakta tereddüt ettim. daha önce linux ile edindiğim tecrübelerden sonra :) ama nasıl oldu bilmorum sonunda bende bir macbook aldım.

Kayseride oldğum için burada mac centerlar yok. bende apple ın sitesinden aldım. hemen akrgoya vermişler ertesi gün geldi. üstelik birde sürprizleri vardı. yeni macbooc um için bir laptop çantası.

şunu söyleyeyim. 60gb harddisk aslında 50gb. apple yine hesaplama ile fazla değer vermiş. vede mp3, resim, film derken hemen doluyor.

512mb ram ilk başta yeterli görünüyor. fakat daha sonra bilgisayar kasmaya başlıyor. bende ram yükseltmesi yaptım.

ram alırken baya tereddüt ettim. sonuçta bu bir pc değil. bütün donanımlar uyumlu olmayabilir. Doğru rami bulduğuma karar verince hepsiburada com dan sipariş verdim. ramleri taktım sorunsu bir şekilde çalıştı. artık 2gb ramim var. fiyatı nedir derseniz. 2gb ramin toplam fiyatı 500Ytl oldu.

bootcamp ile windows xp kullanabiliyorsunuz. hiç bir sorun olmadan. fakat mac os x kullanırken sadece windowsta çalışan bir program yüzünden (ki aslında işiniz 1 dakika bile sürmeyecek belki) bilgisayarı kapatıp windows ile başlatmanız gerekiyor.

bununda çözümünü dün buldum. paralles desktop adındaki bir yazılım sayesinde bilgisayarınızı mac os x ile açıp aynı zamanda windowsuda kullanabiliyorsnuz. bu program sayesinde windowsun bütün sürümlerini (hatta windows olmasınada gerek yok linuxda olabilir) tam ekran veya pencere modunda çalıştırabilirsiniz.

hatta sürükle bırak ile bir sistemden diğerine dosya transferi bile yapabilirsiniz.

bunun avantajı nedir? windowsu açıp office kullanabilirsiniz. (mac için henüz güzel bi office sistemi bulamadım) ayrıca evdeki yazıcımın mac os x sürücüsü yok :(

şu an memnunum. tek sorunum boot camp ile başlatmadığım sürece msn messengerda kamera kullanamıyorum.

bu arada sanırım ileri bir tarihte harddisk yükseltmesi yapıcam. yada harici bir yedekleme ünitesi.

ısınma sorunu fazla rahatsız etmiyor. hatta oda souksa dizleriniz ısınır :) ekranı çok kaliteli. parlak.

kasanın beyaz olması hoş. estetik ama çabuk kirleniyor.

Pil ömründen de bahsedyim biraz. eğer tam kapasite ile kullanırsanız rahat 2 saat çalışırsınız. (cd den film izlemişliğim var) eğer bazı ayarlamalar yapar vede ekranı sürekli açık bırakmazsanız 5 saate kadar çıkabilirsini. apple ın sitesinde 6 saat yazıyor ama henüz o süreye ulaşamadım.

aklıma gelenler bunlar umarım faydalı olur.

nakliyat 29 Mart 2007, 04:03

hep hayalini kurduğum notebook modeli

orhan 06 Nisan 2007, 06:14

arkadaslar su an mac book alip almamakta kararsizim ne yapacagimi bilmiorum! ulkemizde genelde kullanilan yan sanayi oyunlar programlar bu bilgisayarda kullanilmiyor sanirim! belki yanlis ama bende cogu programi internetten indirip kullandigim icin ne yapicagima karar veremedim! bana yardimci olabilirseniz sevinirim!

DeRiN 02 Temmuz 2007, 19:06

ARKADAŞLAR SELAM ALLAH RIZASI İÇİN ARES MACE NASIL YÜKLENİR SKYPE NASIL YÜKLENİR BİRİ BANA ANLATSIN LÜTFENNNN kupak_kupak@hotmail mail adresimm :(

DeRiN 02 Temmuz 2007, 19:08

ALLAHIM 06 NİSANDAN SONRA Bİ BEN MSJ YAZMIŞIM :s TARİH NE OLURSA OLSUN SİZ YANIT VERİN BANA :$ BELKİ BULAMAM BİLMEM KAÇ AY DAHA :(

Emirhan Döngel 03 Temmuz 2007, 13:01

Forumda sormanızı önersem tuhaf mı kaçar? Yazıların altına yanıtlanacak sorular değil, konu hakkında yorumları bekliyoruz. :) Sorunuz içinse forum sayfalarımıza gidebilirsiniz, orada daha fazla sayıda kullanıcı yardım etmek isteyecektir.

murat cihan 25 Kasım 2007, 16:29

amerikadan macbook aldım.1300 dolar olan core2duo 2.2 lik santa rose platformunu aldım.2 gb ram ile birlikte aldım.ilk başta çok zor geldi..windowsdan sonra.ama sonra alışmaya başladım.türkçe karakter sorunu var.onun dışında gayet başarılı bir cihaz.bayanlar , sadece internete girecekler ve yanında taşıyacaklar için blunmaz fırsat..bu arada iworks 08 harika bir office programı ve sunum yapacakalr için harika bir program.gözünüz kapalı alabilrsiniz..türkiye ile amerika arasında fiyat farkıda çok değil..600 dolarlık bir fark var ama garanti taksit ve türkçe tuş takımı ile fark aradan kalkıyor

Umut Saçan 27 Ocak 2008, 02:23

Keşke şu ısınma ve sararma problemide olmasa:(

Onur Kaya 13 Aralık 2008, 23:10

Isınma o kadar abartı derecede yok sadece oyun oynarken baya ısınıyor o da ısısnsın banane yanarsa garanti kapsamında 2 sene yanmazsa demekki yanmıyor benim makinem sanırırm 40 gündür hiç kapanmadı hep çantamda açık uyku modunda ya şarzda yada ben kullanıyorum bakalım bu makineye birşey olmazssa kimseninkine olmaz ki bu zamana kadar olmadı bundan sonrada sanmıyorum :)

yalin 14 Ocak 2009, 22:44

macbook pro almayı düşüyorum amaaaaaaaa amerikayla aramızda nekadar fiyat farkı vardır birde ısınma haricide cok goze batan bir eksıgı varmıdır cok tesekkürler

ALTAY 28 Ağustos 2009, 01:07

bende macbokk var 4 GB ram 320 gb hdd xp kurdum super oldu gerisi bos herkese tavsiye ederim

Yorum Yazın

Önceki yazı: Elektrikli Süpürge İncelenir mi?

Sonraki yazı: ‘Yılın Enleri’ 2006