Türkçede en temel yazım kuralları Kasım 15, 2008
isa.sari | Gündem, Internet | trackback |
Yazıcı Uyumlu Sayfa
“-ewt. bunu bende biliomm. sen daa bilmionmuuu???
- biliom tabee………
- tmm o zmn. grsrz. byyy.”
Sizce bu diyalog hangi dille yazılmış olabilir? Türkçeye biraz benziyor, öyle değil mi? Evet, biraz zorlayınca, birkaç kez baştan okuyunca… Evet, evet, çözdük sonunda. Bu, Türkçe…
Türkçe, son zamanlarda o kadar yıpratıldı ki, bırakın Türkçe öğrenmeye çalışan bir yabancıyı, ana dili Türkçe olan birisi bile İnternet ortamındaki Türkçeyi anlayamaz hâle geldi. Sözüm ona “forum” sitelerindeki konulardaki, “blog”lardaki yazıların altlarındaki, haberlerdeki yorumlar o kadar basit, o kadar âdî bir dille yazılmaya başlandı ki, “İnternetteki Yazım Kuralları v 1.4”ü bilmeyen birisi için bu yazılıp çizilenlerden bir şey anlayabilmek imkânsız oldu. Öyle ki, ilkokul birinci sınıfta öğretilen yazım kuralları bile hiçe sayılmaya başlandı. Bu yüzden, “en genel” yazım kurallarını tekrar hatırlatma ihtiyacı hissettim ve bu yazıyı hazırlamaya karar verdim. İşte, Türkçeyi tam olarak olmasa bile, nispeten “iyi” bir şekilde kullanabilmek için bazı ipuçları:
1. Cümleye daima büyük harfle başlayın. Her ne kadar bazı İnternet sitelerinde “küçük harf zorunluluğu” olsa da, bunu doğru bulmuyorum. Sonuç olarak büyük harfler boş yere üretilmemiş, öyle değil mi?
2. Kelimelerdeki harfleri hiçbir zaman “yutmayın” ve Türkçe alfabede olmayan w, x, q… gibi sesleri Türkçe kelimelere karıştırmayın. Yani, “evet” yerine “ewt”, “tamam” yerine “tmm” ya da “ok”, “geliyorum” yerine “geliom”, “yapacağım” yerine “yapcam” gibi gülünç ifâdeler kullanmayın.
3. İngilizce teknik terimlerin Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen gösterin: “Server” yerine “sunucu”, “flash disk” yerine “taşınabilir bellek”, “cpu” yerine “işlemci”, “printer” yerine “yazıcı” vb. gibi…
4. Noktadan, virgülden, ünlemden, soru işaretinden vs. sonra mutlaka bir boşluk getirin. “Elma,armut;kavun,karpuz.” yerine “Elma, armut; kavun, karpuz.” gibi…
5. Kesme işaretini kullanmaya özen gösterin. Özel isimlere gelen çekim ekleri daima kesme işareti ile ayrılır: “Ankara’ya”, İstanbul’dan”, “Meltem’e” vs. gibi. Yalnız, hatırlatmakta fayda var: Dil isimlerine gelen ekler hiçbir zaman ayrılmaz. Örneğin; “Türkçe’yi” değil “Türkçeyi” yazımı doğrudur.
5. Ayrı ve bitişik yazılması gereken de/da eklerinin farkına varın. “Dahi” anlamındaki “de” eki her zaman ayrı yazılır: “Ali de toplantıya katılacak (Ali dahi toplantıya katılacak).” gibi. “Ayşe’de toplantıya katılacak.” derseniz, “Toplantıya katılacak kişilerden birisi Ayşe’nin içinde toplantıya katılacak.” demiş olursunuz.
6. Soru eki olan “mi” her zaman ayrı yazılır: “Dün yağmur mu yağdı?”
7. “Şey”li şeyler her zaman ayrı yazılır: “Bildiğim bir şey var ki, o da yaşamak.”
8. “Her” de yine her zaman ayrı yazılır: “Her şeye sahip olmak istiyordu.”
9. “Ki” eki, eğer bir sahiplik bildiriyorsa bitişik yazılır: “Benimki (benim arabam) daha hızlı.” Bağlaç olan “ki” ise daima ayrı yazılır: “O kadar yorgunum ki, hemen uyumak istiyorum.” Peki bu “ki”yi nasıl anlayacağız? Çok basit: “ki”yi ve sonrasını silin. Geride kalan kısım anlamlı bir cümle oluşturuyorsa bu iş tamamdır. Oradaki “ki” ayrı yazılmalıdır.
10. Yazımı en çok karıştırılan kelimeler ve bunların doğru yazımları ise şöyledir:
herkez > herkes
yalnış > yanlış
orjinal > orijinal
fiat > fiyat
miğde > mide
pekçok > pek çok
11. Hâl Ekleri:
a) -i (yükleme) hâli: İsmi niteler, etkiyi gösterir. Yüklem ne ile ilgiliyse ona gönderme yapar. Örneğin; “Bilgisayarı ne zaman getireceksin?” (‘neyi getireceksin?’ gibi ‘kimi’ ve ‘neyi’ sorularına cevap verir.)
b) -e (yönelme) hâli: Genellikle bir yerden bir yere hareketi gösterir. Örneğin: “Arabayla İstanbul’a gittiler.” (‘nereye gittiler?’ gibi ‘nereye’, ‘kime’ vb. sorulara cevap verir.)
c) -de (bulunma) hâli: Konum bildirir. Örneğin: “Telefonumu evde unutmuşum.” (‘nerede unutmuşum?’ gibi ‘nerede’, ‘kimde’ vb. sorulara cevap verir.)
ç) -den (çıkma) hâli: Bir ayrılma durumunu bildirir. Örneğin: “Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıktılar.” (‘nereden yola çıktılar?’ gibi ‘nereden’, ‘kimden’ vb. sorulara cevap verir.
d) Yalın hâl: İsmin hiçbir hâl eki almış hâlidir. Örneğin; telefon, İzmir, otobüs…
Eğer bir kelimenin nasıl yazılacağını bilmiyorsanız, Türk Dil Kurumunun sitesi üzerinde yer alan “Güncel Türkçe Sözlük” sayesinde doğru yazım şeklini öğrenebilirsiniz.
Bunlar, en temel yazım kurallarıdır. Bu kuralların daha fazlasına yine Türk Dil Kurumunun sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.
İsa Sarı, PC Labs'ın mobil içerik editörüdür. Kendisine ayrıca http://www.isa-sari.com sitesinde de ulaşabilirsiniz.
Yorumlar »
Senin yazdığın yazımı şimdi?
Ne diyon yani? Anlamak için çaba sarfetmek gerekiyor.
Senin bu yazığın Türkçe değil, ne olduğu da belli değil !!!
Güzel çalışma, kutlarım. Böyle bir şeye ihtiyacımız vardı.
Ekleme;
yukarıda yazdığım yorum, 1. nolu yorum yapan vatandaş içindir.
A.Ataş,
Yasin Ustaoğlu bana ironi yapmış gibi geldi.
Bu arada, yazı için teşekkür etmem gerek. Çok yerinde olmuş. Bu kuralları bilmek için yüksek öğrenim görmek de gerekmiyor. Aynen belirtildiği gibi hepsi ilkokul müfredatı dahilinde. Biraz ilgiyle hepsi gayet kolayca öğrenilebilir. Batı dilleriyle kıyaslanacak olursa çok daha az çabayla dilimizin imla kurallarına hakim olabiliyoruz. Bu nimetin bir farkına varabilsek…
Açıkcası şimdi hakaret savurmak isterdim! Bir arkadaş çıkmış dalga geçer gibi konuşmuş! Hiç yakıştıramadım açıkcası! Bu davranışı bir Türk evladına dili Türkçe olan bir devletin evladına hiç yakıştıramadım. Bende bir yazı yazmıştım bununla ilgili. Her yerde dediğim gibi [..]Türkçe konuş[...]
İşin acı tarafı, aslında dilin böyle bozulmasının sebebi başta 'tasarruf' ise de ( zamandan, karakterden, maliyetten) bir yerden sonra öyle manasızlaşıyor ki mesela; "yakışıklı" kelimesini "yhakıshıklı" şeklinde yazmaya başlıyorlar ve bu dili bozma amacının da tamamen dışına çıkıyor, manasız bir şey oluveriyor.
Şu bir gerçek ki; zaten okumayan insanların bir de kontrolsüz bir mecrada böyle at koşturmalarından ileri gelen bir rahatlama söz konusu gerçek hayatta (sanal olmayan) yazılar el ile yazıldığından karşı tarafta bunu kontrol eden biri mutlaka vardır (amir, öğretmen, mektup alıcısı vs).
Yasin Ustaoğlu biraz ironi yapmış evet ama zaten bu tip örnekleri bu başlık altında sabahtan itibaren bol bol göreceğiz
Kısa mesaj gönderirken dahi kısaltma kullanmadan, türkçe harfleri yutmadan, imla kurallarına dikkat ederek yazan biri olarak, ironiyi fark eden ve hakaret savurmaktan vazgeçmiş olan arkadaşlara teşekkür ediyorum.
O satırları yazabilmek için yaklaşık yirmi dakika klavye ile cebelleştim desem inanır mısınız ? (yazıyı yazdıktan sonra bozmayıp yazarken bu hale dönüştürmek istediğim için zor oldu tabi). Zaten dikkat ederseniz bir iki harf eksik ya da fazla kullanıldı, alfabe dışından birkaç harf, ayrı yazılmayan ekler vs.
Yalnız şu da önemli, imla ve dilbilgisi kurallarına dikkat edilse de ortaya anlaşılmaz yazılar çıkabiliyor. Aklımızdaki düşünceyi parça parça sunar ve okuyanın tamamlamasını beklersek, devrik değil "parçalanmış" cümleler kurarsak yazım kurallarına dikkat etmenin bir anlamı kalır mı ? Yazım kuralları işin temeli, önemli olan o temel üzerine düzgün bir yapı inşa edebilmek. Yazım kurallarına uygun şekilde küfürler savurup, boş sözler sarf edip, hakaret etmek Türkçeyi doğru kullanmak anlamına gelir mi ?
Bu arada ilk yorumumun mümkünse silinmesini rica ediyorum.
Yazı çok güzel olmuş.
Yalnız benim en çok 4. madde dikkatimi çekti. Bir ara bir arkadaşımla oldukça tartışmıştık, noktalama işaretlerinden sonra boşluk verilip verilmeyeceği üzerine. Resmi birşey bulamadığımız için tartıştığımızla kalmıştık.
Burada yazılanlar beni haklı çıkarıyor. Peki kanıt olarak gösterebileceğim belge niyetine birşeyler var mı acaba?
el yazısı ıle chat yazısını karıstırıyorsunuz
Hatırlatıcı yazı için teşekkürler.En temel varlıklarımızdan tarihimiz ve türkçemiz ne yazık ki doğru düzgün öğretilmiyor.Matematik kadar üzerinde durulmuyor çocuklar da türkçenin gereksiz olduğu hissiyatına kapılıyor.
Bu hassasiyetinden dolayı Pclabs'ı kutluyorum. Biliyorum ki burda yazılanlara pek çoğu itibar etmeyecek, hatta okuma zahmetinde de bulunmayacak. Ama olsun, bu site en azından tarafını belli etmiştir. Tekrar tebrikler.
Tebrikler, çoğunu biliyordum ama dil isimlerine ek gelirken kesme işareti eklenmediğini bilmiyordum. Örn: Türkçeyi. Çok teşekkürler…
Demişsin ki “geliom”, “yapacağım” yerine “yapcam” gibi gülünç ifâdeler kullanmayın.
Bu ifadeler kime göre gülünç? Bugün Azerice diye bildiğimiz dilde Bana demek yerine Mene derler Azerice günümüz Türkiyesindede bazı illerde konuşulan şivelere benzemektedir.
Fakat muğlalı biri geliom deyince size göre gülünç oluyor Azeri biri gelirem deyince olmuyorsa sizde bi tuhaflık var.
İnsanlarımızın konuştuğu dille dalga ggeçmek başka şey Türkçe yazmak dil bilgisi kurallarına uymak ayrı şeydir.
Her yabancı kelimeyede Türkçe bir isim bulma zorunluluğumuz olmadığı gibi bir çok yabancı isimdeki cihaz bugün Türkçe diye geçmektedir bu nedenle flash disk e flash disk demekdede hiçbir zarar yoktur kaldı ki cpu nun anlamıda işlemci değildir.
Böyle zorlama anlam verme işlemlerine girerseniz insanların şivelerine gülüyorsanız sizde bir tuhaflık vardır bir pskikoloğa gitmenizi öneririm.
Bu anlattıklarım dışında yazdıklarınıza katılıyorum bunlar katılmadığım kısımlardı.
Kesinlikle katılıyorum. Türkçemize sahip çıkmamız gerek, bu konuda PC Labs'e teşekkür etmeyi de bir borç biliyorum hepimizinde bilmesi gerektiğine inanıyorum. Lakin özellikle bilgisayarın son kullanıcı ile etkileşimi süresince internetinde Türk kullanıcısına sunduğu nimetler yanında zararlarıda oldu. Bunlardan biri "msn dili" diye tabir edebileceğimiz Türkçe'nin dejenere olmasına yol açabilecek söz, sözcük ve kelime grublarının kullanılmasıdır. Üşengeçlik vb. sebeplerden ötürü kelimeleri vb. diğer cümle ögelerini kırparak Türkçemizi vahim bir vaziyet içine bilerek ve isteyerek sürükledik. Bunu yine bizim toplum olarak çözmemiz gerekir. Bunu milliyetçilik babında söylemiyorum. Bir vatandaş olarak ifade ediyorum. Hepimiz kendimize düşen görevi layıkıyla yerine getirmeli ve arı bir türkçe kullanmaya dikkat etmeliyiz. Mümkün ise hem yazı hemde konuşma dili ve şivesi olarak İstanbul Türkçesi kullanmalıyız.
PC Labs'e bu konuda hassasiyetindne ötürü teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum.
Değerli arkadaşlar,
Öncelikle, bu destekleyici mesajlarınız ve samimî cevaplarınız için teşekkürlerimi sunuyorum. Hepinizin ortak bir paydada buluştuğunu görmek çok sevindirici ve umut verici.
Sevgili RocKhan,
Oradaki "gülünç" kelimesini yazılı ortamdaki bu tür ifâdeler için kullandım. Yoksa sözlü ortamda elbette ki senin de belirttiğin gibi ağızlara göre konuşanlar yadırganamaz ve yadırganmamalıdır. Yine de bu tür bir yanlış anlaşılma ihtimâlini açıklama imkânı sunduğun için teşekkür ederim. "CPU" noktasında da, açılımını (Central Processing Unit) değil, karşıladığı terimi kastetmiştim.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın…
Türkçe konusunda hassas olmayan kişilerin yukarıdaki yazıya salyalı ağızlarla saldırması beni hiç şaşırtmadı. 1992 yılından beri Yüksek Öğrenim yerleşkesi dahil bir çok ortamda zihniyet konusunu tartışmışımdır. Dil konusunda bilinçlenmemiş bir bireyin zihniyetli olabilmesi olanaklı değil ne yazık ki. Türkçe konusunda şu kısacık ılımlı yazı bile ne seviyesiz eleştiriler almış! Belki bu ülkenin dizlerinin üzerine çökmesi için vatan hainlerine bile gerek yoktur, yabancı hayranı gençlerin tutumları tüyler ürpetici seviyede. Türkçenin yüzüne tükürenlerin cesareti ve utanmazlığı inanılır gibi değil. Biz bu insanları nerelerde eğitip bu duruma getirdik acaba? "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" diye bir söz vardır, ama yavuz hırsız evi soymakla kalmayıp ev erkanına tecavüz edip bir de üstüne haklı gibi efelik yapıyor.
1997 yılından beri Antalya'daki bir çok 5 yıldızlı otelde Halka İlişkiler Müdürlüğü yaptım. İleri seviyede İngilizce ve Rusça konuşuyorum. Hiç bir ortamda dilleri birbirine karıştırarak insanlar ile iletişime girmedim. Türkçemi her zaman temiz tuttum. Anlattığım konuda bilgili olduğumu kanıtlama çabası ile araya yabancı sözcükler sıkıştırmadım. Her zaman var olan karşılıkları kullandım. Taşınabilir bilgisayarlar ısrarla "Dizüstü" dediğim için benimle tartışan çok kişi oldu. "Sürüm" ya da "Hal" dediğim, "Vörjın" demediğim için çok tartışmışlığım vardır. Zamanla kararlılığımın sonucunu aldım ve benimle konuşurken insanlar iki kere düşünerek sözcüklerini seçmeye başladı. Başta tepki verenler zamanla saygı duymaya başladı. Şimdi zihniyeti kapanlar "kelime" ve "cümle" sözlerini bile kullanmaz oldular. Yerine "sözcük" ve "tümce" kullanıyorlar. Sağlam dil yalnızca sağlam kişiliklerin ağzında yer edinebilir. Ağzı yamuk olanın zaten zihni de yamuktur.
Böyle birşeyin konusunun geçmesi bile mutluluk verici bir şey. Özellikle bilişimin kıyısında köşesinde olan kişiler olarak Türkçemizin hergün daha çok yara almasına sebep oluyoruz. Bu yanlışlarımızı yine yüzümüze vuracak olanlar yine bu tip yazılar, siteler yani sizlersiniz…Böyle hassas bir konu üzerine eğilmeniz, yorulmanız, oturup yazı yazmanıza çok müteşekkirim. Hepimiz bu güzel dili doğru kullanmıyor olabiliriz ancak bilinçlenerek yanlışlarımızı düzeltmememiz için önümüzde hiçbir engel yok. İnanın böyle bir yazının hele hele böyle popüler bir bilişim sitesinde yer alması çok isabetli olmuş. Bu tip yazıların devamını dört gözle bekliyor ve tekrar teşekkür ediyorum.
Sahip olmamız gereken en önemli değerlerden birtanesi bence de, çok önemli bir yazı olmuş, tebrik ediyorum.
Türkçe yazmanın ne kadar önem içerdiğini anlamak için bu başlık yorumlarını ya da lalettayin bir konunun yorumlarını karşılaştımak yeterli, çünkü burada yazılanlar bir çırpıda okunabilirken, diğer taraftakiler bazen insanı zorlayabilen Türkçe bozukluklarına mahal verebiliyor. O yüzden tekrar belirtmeliyim ki; hem bu başlık ve blog hem de bunun şu an ana sayfa da yer alması önemli.
Vallahi yazıyı hazırlayandan Allah razı olsun.Pclabs'ın kendi Türkçe Bilgisayar Terimleri Sözlüğü de harika birşey. Harikasınız PCLabs,iyi çalışmalar…
Bir de,eklemek istediğim ama sonradan aklıma gelen birşey var. Yüz Kitabı'nda "Öküz Türkçesi konuşanlara uyuz olanlar" diye bir topluluk var. Üye olmanızı,giriş yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Yönlendirme : http://www.facebook.com/home.php?#/group.php?gid=25039306047&ref=ts
Bunu dile getirmek için her bir bireyin çaba sarfetmesi gerekir.
İlkokulda kompozisyon yarışmalarında dereceleri olan, yine çocuk yaşta gazetelerde makaleleri yayınlanıp ödüller alan biriyim. Dilimizin zenginliği beni derinden etkilemiştir kendimi bildim bileli; konu edebiyat değil teknoloji olsa bile. Çünkü tanımlama yeteneğiniz yoksa hiçsinizdir; ne bilirseniz bilin.
Eğer karşınızdakinin seviyesine inemiyor olayı sadeleştiremiyorsanız bilginiz bir anlam ifade etmez yeryüzünde.
Diliniz edebiyatınız gerektiğinde matematik ve diğer bilimlerle birleşerek sizi güçlü kılar. Öncelik dilindir kesinlikle!…
Yukarıda bahsedilen sorunlar yüzünden türkçe forumlara girmiyorum, dilimizin bu şekilde aşağılanmasından nefret ediyorum.
İngilizler dilleri ile tonla para kazanırken, biz en köklü, en yaygın dilimize sahip çıkmıyoruz; ne yaptığımızın farkında bile değiliz.
Olayın farkında olan tüm arkadaşlara, öncelikle yazar arkadaşımıza teşekkür ediyorum.
teknoloji ve dil bilgisi açısından yararlı bir yazı olmuş
"Yüz Kitabı'nda"
Ben böyle zorlama çevirilere de karşıyım, sitenin adı "Facebook" ise facebooktur. Bunu illa ki Türkçe yapmak gereksiz ve zaten Türkçeye çevrilecek ise anlamı dahilinde olacaktır o, birebir çeviri değil.
Eline yüreğine sağlık İsa arkadaşım.
WiniFred,
Benim bildiğim kadarıyla noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakmak, kesin bir kuraldan ziyade okunabilirliği artıran olumlu bir alışkanlık olarak öneriliyor. Paragraf kullanımı da keza, konuşma dilinde yer almadığı halde yazıyı daha etkin kılmanın bir aracı olarak kurallaşmış durumda.
Tebrik ederim yazı için, yerinde bir karar olmuş bu yazıyı hazırlamak.
Birde ekleme yapmak istiyorum yazıya.Özellikle forumlarda "beğenmek" yerine " beyenmek","eğlenmek" yerine "eylenmek" gibi yanlış sözcükler kullanılmakta.O kadar yaygınlaşmış ki bu sözler artık sözlüklere bu hale girecek neredeyse.En azından bu yazıyı okuyanların biraz daha dikkatli olacağını varsayıyorum.
Güzel, bilgilendirici ve hatırlatıcı bir yazı olmuş, çok sağolun. Diğer yerli forumlara da bu tarz hassasiyetler tememnilerimle
@Ozan OZKIRMIZI
"Şimdi zihniyeti kapanlar "kelime" ve "cümle" sözlerini bile kullanmaz oldular. Yerine "sözcük" ve "tümce" kullanıyorlar."
Neden? Kelime ve cümle yasaklı kelimeler mi? Kullanılmalarındaki sorun nedir? Anlayamadım işin aslı. Ben 4 kelimeyi de (cümle-tümce, kelime-sözcük) kullanıyorum ve bir gariplik sezemedim.
http://www.tdk.gov.tr
Yazım Kılavuzu
Yazım Kuralları
Noktalama İşaretleri
"Duygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır.
Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak işaretleri, ayraç ve kesme ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir."
Sanırım tereddüte mahal yok. Noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakılır.
Beşinci maddenin ihlali o kadar fazlaki, hakkında site bile kuruldu: http://www.dahianlamindakideayriyazilir.com/
Yasin Ustaoğlu, keşke ilk yorumunuzu silmeseydiniz. Göremedim ama ironiden anlayan bir nesil de var ülkede
İngilizce'de ç ve ş harfleri yok. Ancak sesleri var. Ch ve sh yanyana gelince ç ve ş diye okunuyor. Bilgisayar eskiden pahalı ve İngilziceydi. Üzerinde Türkçeye özel harfler bulunmayan klavyelerde ç ce ş yazmak için sanılanın aksine Türkçe'ye düşkün insanlar sh ve ch yazmayı tercih etti. Bir dönem ben de kullandım. Ancak bu zamanda halen zorunlu haller dışında kullanan varsa sadace özentiliktir.
İnanılanın aksine okulda Türkçe ve edebiyat derslerinin üstünde duruluyor. (Garip bir cümle oldu.) Hatta en önemli derslerden.
Penguen, bu sitede milliyetçilik yapana kızılmaz. Aksine bu konuda milliyetçilik yapana destek verilir.
RocKhan, bizim bahsettiğimiz konu "Türkiye Türkçesi'nin yazımı." Dikkat ettiyseniz ağız ya da okumayla ilgili birşey söylemiyoruz. İzmirli arkadaşlar sayesinde "geliyom" diyebiliyorum fakat yazarken "geliyorum" yazıyorum. Bu arada "şive" ile "ağız" arasındaki farkı öğrenmeden Türkçe konusunda ahkam kesmeyin. CPU ise "Merkezi İşlem Birimi" ya da kısaca "İşlemci" dir. İşlemci denilince merkezi işlem birimi anlanıldığından biz Türkçe konuşanlar arasında sorun çıkmıyor.
Konu gayet güzel olmuş. Her nekadar Türkçe'nin doğru kullanılmasından yana olsamda, informal denen konuşma dilinide yok sayamayız. Diller aktif ve sürekli zamana göre şekil alabilen olmalıdır. İnsanlar neasıl daha rahat kullanabiliyorsa o şekilde olmalıdır. Ve iletişimin bukadar hayatımızın en dip köşesinde olduğu bir durumda, informal dilin olmasında hiç bir sakıncanın olmaması gerekir. Tabiki hayatın heralanında bu şekilde konuşmak için bir çaba olmaması gerekiyor. Zaten akside düşünülemez. Hadi bir iş başvurusunda yada resmi yazışmada informal dil kullanın. bakalım ne olucak.
Informal kelimesin yerine "resmi olmayan" demek istemediğim için yazmadım. Sanırsam tek kelimeyle ifade edilebilen bir şeyi biz halen 2 kelimeyle ifade ediyoruz. Sanırsam buda Türkçe'mizin nekadar geride ve nekadar yeterli olduğunu gösterir.
ülkesine sahip çıkmayan bir millet. mi ?
diline sahip çıkacak.
hep yabancı özentileri dolmuş vatan.
kalk ey !
atam şunlara bildir hadlerini
Öncelikle yazı için tebrikler… Aralarda hala durumu kavrayamamış kişileri, okuduğunu bile anlayamayan, yanlış anlayanları görmek üzücü. Neyse, artık onları Allah'a havale ediyoruz
En çok, ayrı veya bitişik yazılması gereken "de/da"lara takılıyorum. Bunu bazı sitelerde kendilerine "editör" diyenler bile yapabiliyor. Bir başlık görüyorsunuz örneğin; "Nisan da sinemaya şu film geliyor". Vay anasını…
Birçok arkadaşım da bu hatayı yapıyor. Kendileri örneğin Messenger'da düzgün Türkçe kullanmaya gayret ediyorlar ama "de" ve "da"ları ne zaman ayırıp ne zaman birleştireceklerini bilmiyorlar.
Sizce bu bir öğrenememe problemi mi, yoksa öğretememe problemi mi? Yani ben nasıl bu kadar dikkatli şekilde öğrenmiş ve kullanıyorum, aynı şekilde doğru kullanan diğer arkadaşlar becerebiliyor. Ama büyük bir çoğunluk bunu yanlış kullanıyor? Bizde mi sorun? Bakın bunu "biz de mi sorun" diye yazan da var. Aynı şekilde soru eki "mi"leri de birleşik yazanlar var.
Aralarda bir arkadaş, noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakılması olayına kanıt sormuş. Word'ü açın, birşeyler yazın, aralara noktalama işaretleri serpiştirin ve boşluk bırakmayın. Dilbilgisi denetimi açıksa, o bırakmadığınız boşlukların altını çizer
Gerçi Word'deki dilbilgisi denetiminin bazı hataları var, ne kadar iyi bir referanstır tartışılır
Ben bir de toplumumuzda sıkça yapılan "geri iade" hatasına değineyim. Bunu da bilmeyen çok var ne yazık ki. Geri iade ettim, geri iade aldım, malı geri iade almadılar… "İade" kelimesi zaten "geri vermek" demektir. Geri iade ederseniz, "geri geri verdim" gibi bir ikileme oluyor
Bunu da bence yazıya ekleyelim.
Ayrıca günümüzde bir ŞARZ vakası var ki evlere şenlik. Sanırım sonuna J koymaktan daha kolay geliyor
Hoş, bu bir imla hatası değil, yabancı bir kelimeyi söylemeye çalışmak, söyleyemeyen haklı da olabilir. Bunun imla kılavuzunda tam Türkçe bir karşılığı var mı? Pil doldurmak mı diyelim?
Yukarıda bir mesajda da yanlış bir saptama dikkatimi çekti. ROCKHAN yapmış…
İşte okuduğunu anlamayan veya anlamak istemeyen güzide toplumumuzdan bir örnek.
Arkadaşım, burada kimse şive, lehçe vs. gibi şeylerle dalga geçmiyor, Türkçe'de bir şey yazıyorsan, yazım kurallarına göre yazman gerekir. Günlük hayatta konuştuğun gibi yazamazsın. İstersen en ağır Diyarbakır şivesi ile konuş, okuma yazmayı olması gerektiği gibi biliyorsan, kağıda düzgün yazarsın. Mobilyacıya sorarsın "abi goltuh dahımı 400 lira" der. Ama atıyorum fatura keserken okuma yazmayı adam gibi biliyorsa, oraya "goltuh dahımı, bidene, 400 kaat" diye yazmaz, öyle değil mi?
Biz bile, normal hayatta günlük kullandığımız dilde, "şuraya gidicem, buraya oturcam" deriz, ama yazımı farklıdır. "Şuraya gideceğim, buraya oturacağım" diyeceksin. Bu kadar basit. Bunun kuralı bu.
Bu sanırım bir eğitim sorunu. Fakat bu kadar çok görülmesi ve aynı tür hatanın sanki doğruymuşçasına büyük bir çoğunluk tarafından yapılması benim çok garibime gidiyor.
@nirvana,
Bir yandan mesajı yazarken sizin mesaja da gözüm takıldı
Haklı sayılırsınız, ve zaten günlük hayatta informal dili kullanıyoruz. Forum ortamlarında veya PCLabs'ta buna önem verilmesinin nedeni, öncelikli olarak dile sahip çıkılması ve doğru kullanılması, ikincil olarak da belki ortamın biraz daha ciddi olduğunu gösterebilmek. Yazılanların ve yazanların saygı görmesini, ciddi olduklarını gösterebilmek, ayrıca bu ciddiyeti diğerlerinden de görebilmek. Düşünsenize, siz bir mesaj yazıyorsunuz, altına birisi gelip A, B, C sitelerindeki gibi "zuahahahahha sn onu nsl ypmadn, slk msn olum senn hueuehuehuehue" yazarsa siz bu cevaptan bir zevk alır mısınız? Veya hiçbir noktalama işaretine vs.'ye uymadan yazılmış bir cevabı okumak ister misiniz? Böyle bir ortamda seviyeli bir şekilde gerekli ciddiyette birşey tartışabileceğinize inanır mısınız? Sanırım cevabı belli
Sonuçta internette forum ortamları veya benzer platformlar, informal ortamlarmış gibi gözükse de, bence tam tersi. Çünkü sonuçta birşeyler yazıyoruz ve bunlar okunuyor. Okuduğunuz hangi dokümanın, belgenin, makalenin veya buna benzer bir şeyin informal dille yazıldığını gördünüz
Umarım anlatabilmişimdir
@ aşırı türk milliyetçisi
Evet, Ata'ya koşun da, size acilen Türkçe yazmayı öğretsin.
Her durumda Ata'ya sığınmak, O'nun adını bir şeylere alet etmek yerine, yapılması gerekenler yapılsaydı, şimdiye bu durumda zaten olmazdık. Milliyetçilik de Atatürkçülük de, böyle her durumda "ey Atam, oy Atam" demekle olmuyor.
@nirvana
"Informal kelimesin yerine "resmi olmayan" demek istemediğim için yazmadım. Sanırsam tek kelimeyle ifade edilebilen bir şeyi biz halen 2 kelimeyle ifade ediyoruz. Sanırsam buda Türkçe'mizin nekadar geride ve nekadar yeterli olduğunu gösterir."
Geçersiz bir görüş. Tersi durumlarında olabileceğini düşünmediniz sanırım. Dillerin geriliği, ileriliği basit ölçümlerle yapılamaz. Kültürlerarası etkileşim nedeniyle her dil muhakkak farklı farklı dillerden etkilenmiştir. Tek başına saf, arı kalmış veya diğerlerinde çok çok üstün bir dil yoktur. Türkçe sondan eklemeli bir dil olması hasebiyle yeni kelimeler oluşturmada gayet iyi durumdadır. Mesela "Çekoslavakyalılaştırabildiklerimizden misiniz?" gibi çok uzun kelimeler türetmekte üstüne yoktur
@aşırı türk milliyetcisi
Önce -cisi olduğunu iddia ettiğmiz şeyin ne olduğunu bilelim, gerektirdiklerine (mesela diline) özen gösterelim. Sonra ne-ci olursak olalım.
Forumlarda ya da konuların yorum kısımlarında yazılanların, düzgün türkçe ile yazılması gerekliliği en bariz olarak, bu yazılanları ekran karşısında (televidyon mesela) okumaya çalışan kişilerin nasıl şekilden şekile girdiği, cümlenin başını sonunu bulmak için nasıl çırpındığını gördüğünüz zaman anlıyorsunuz.
"informal" ve "resmi olmayan" sorunu ise tamamen bu konuda araştıran, üreten, fikir sunan kişilerin olmamasından ileri gelen bir yetersizlik. Çünkü istendiğinde ve üzerine düşüldüğü zaman rahatlıkla "tek" kelimelik (birleşik kelime dahi olsa) yeni Türkçe kelimeler üretilebiliyor (bilgisayar, donanım, yazılım, ve benim bu aralar favorim, ayrıca PCLabs'ın yaygınlaşmasında ön ayak olduğu imleçsürer gibi).
Alevilerin çok sevdiğim bir sözü vardır: "Eline, diline, beline sahip çık."
Buradaki dilden kasıt Türkçe'dir.
Ormancı,
Ben hiç "geri iade" diye bir söz duymadım. Üzülsem mi sevinsem mi bilemedim
Yalnız şive ile ağız arasındaki farkı siz de bilmiyorsunuz. Bir İzmirli güzelin "Geliyom." demesi şive değil ağızdır. Ama bir Azeri'nin "Gelirem." demesi şivedir
@ S@N@N@e!!!
"geri iade"yi nasıl duymadın hocam yahu
Çok yapılan bir yanlıştır, "nüans farkı" demek gibi birşey
Bu guzel yaziya cok guzel yorumlar okudum. Boyle duyarli kisilerin var oldugunu bilmek cok guzel. PCLabs'in ozenli, titiz tarzini surdurmesi dilegiyle.
Yalniz bence bu konu, milliyetcilik gibi bir ideolojiyle dogrudan baglantili degil. Dile ozen gostermek ortak olarak sahip oldugumuz kultur ve birikime sahip cikmakla ilgili bir sey. Nasil ki degerli bir esyamizi oraya buraya atmiyor, cizmemeye, bozmamaya calisiyoruz, dilimizi de sefkatli kullanmaliyiz. Zenginlik surekli tuketerek, bozarak, harcayarak degil, taslari ust uste koyarak ve var olan taslari koruyarak kazanilir.
not 1: Klavyem Turkce olmadigi icin Turkce karakterler kullanamiyorum. Buna cok alistigim icin olsa gerek, benim gibi Latin alfabesi kullanan kisilerin yazilarini cok rahat okuyabiliyorum. Umarim bu kabul edilebilir bir eksikliktir.
not 2: Yanlis yazilan sozcuklere ek: Yanliz -> yalniz.
Türkçeyi nispeten "iyi" kullanmak için "bazı" ipuçları vermek güzel de bu mesaj aracılığı ile "aptal" yerine konmak kötü. Zira bu forumda yazışan onlarca insan var, ve % 100 ü olmasa bile % 90 ı bu kuralları iyi kötü biliyor. Kusura bakmasın kimse ama "türkçeyi katletmemek" adına aptal muamelesi görmeye dayanamam!…..
@wincih
Sanırım Türkçeyi doğru,düzgün kullan(a)mayanların çokluğuna karşı yazılmış bir yazıydı. Bazıları biliyor yazmıyor (Türkçe öğretmeni olup "tmm, ii" diye yazan arkadaşlar var yahu!) bazıları ise bu kuralları zaten bilmiyor. Hatırlatma amaçlı ve güzel bir yazıydı. Düzgün yazanların ya da en azından düzgün yazmaya gayret edenlerin alınacağı bir durum yok bence.
"Aptal durumuna düşüren yazı" ithamınız garip geldi bana işin aslı…
Yasin Ustaoğlu,
:)
öncelikle ilk yorumumda yazdıklarımın hakaret olmadığını,
biraz fazla hassasiyet olduğunu söylemek isterim.
Yazıyı okuyup da, ilk yorumda öyle bir şey görünce biraz sinirlenmiştim hatırladığım kadarıyla.
Sizi de tanımadığım için, yazıyı yazan arkadaşa saygımdan size kızdım.
Sinirlendiğim için özür diliyorum, sinirlendiğim için de ironiyi göremedim.
Sinir iyi bir şey değil arkadaşlar,
İnşallah kimsenin kalbini kırmamışımdır,
kırdığım varsa da helallik
herkese de iyi günler dilerim
@A.R.C.
Adamın biri kalkıp ilkokul seviyesinde yazım kuralları yazar ise, buna aptal muamelesi derim ben başka bir şey değil itham buradan. Kısaca yazdığın türkçe öğretmeninin muamelesini görmek istemiyorum olay kısaca bu!….
Doğru olan, lisan-ı münasip ile dile getirildiğinde bilmeyen kişi öğrenir, bilen kişi de kendisine ders çıkarır, hakaret ya da yergi olarak görmez. Birisi bana "Yasin, biraz kilo ver. Fazla kiloların hem sağlığını hem de çalışma hayatını olumsuz etkiliyor farkında mısın? Şimdi olmasa bile yaş kemale erdiğinde büyük sıkıntı çekeceksin." dediğinde bunu bir hakaret, bir aşağılama gibi görmem. Bilakis bu uyarıyı dikkate alırım. Bu yazıda da "aman gözünüzü seveyim; dahi anlamındaki de/da'yı ayrı yazın, kesme işareti kullanın, bak sonra internet alemine rezil oluyoruz" tarzında bir anlatım söz konusu değil. İsa arkadaşımız okuyuculara ne emir vermiş ne de yermiş. Bize hatalarımızı söylemekten ziyade doğru olanı anlataya çalışmış. En azından ben böyle düşünüyorum. Kaldı ki yazım kuralları ilk, orta ya da yükseköğretime göre değişmez (eğer değişiyorsa cahilliğimi mazur görün).
Yazının ifade şekli "aptal muamelesi" ile eşdeğerse size göre, doğru ifade şeklini söyleyerek yazar arkadaşımıza olumlu katkıda bulunabilirsiniz.
@A. Ataş
Yazdığın ilk yorumda özür dilenecek bir yan göremedim. Ama sinirlendiğin için sarf ettiğin sözlerden dolayı özür dileyebiliyor olman, pek çok insanın sahip ol(a)madığı bir vasıf. Ki ben de "… hakaret savurmak isterdim!" diyen arkadaşı kastetmiştim.
@ Yasin Ustaoğlu
Affedersiniz başka nasıl dile getirecektim? Eeee ööööö şey lütfen yzv linkteki yazıyı kaldırın ilkokul çocuğu değiliz mi diyecektim? Eh neden itiraz ettiğimi soracaktı bende neden itiraz ettiğimi anlattım bu kadar. Sorun dahi anlamındaki de değil. Bazı tiplerle aynı yere konmam ve kusura bakmayın bu yazının amacında da art niyet aramasam da yazdıklarım görüşümdür.
Yüzyıllardır konuştuğumuz dili "Arap, Acem, eski, geri, böö, tu kaka!" ilan edersek, ondan sonra yerine doğal Türkçe karşılıkları olmadığından ve yenileri de tutmadığından yabancı kelimeleri kullansak mı kullanmasak mı diye cedelleşip dururuz. Informalmiş! Pöh! Bunun Anadolu'da kullanın bakalım ne olacak? Şuna bir "gayriresmî - resmî" deseniz mürteci mi olursunuz? "Gök" varken "sema" demeyi "zorlamam", ama inkâr ve terk etmem. Zaman zaman kullanırım, ama tutup da sema dememek için bilerek veya bilmeyerek "Sky" demem.
Arkadaşlar! Kökeni Türkçe olmak başka şey, Türkçe sözcük olmak başka. Artık önden ekli de olsa Şarklı tarihimzden kaynaklı olup da kültürümüze mâlolmuş zenginliğimizi elimizin tersiyle itmek de neyin nesi? Ben informal yerine gayriresmi derim ama Internet yerine Örütbağ demem, arkadaşlar kusuruma bakmasınlar. Kaldı ki TDK sözlüğünde örütbağı eşanlamlısı olarak Genel Ağ sözcüğü kullanıma konmuş (Demek ki Genel için Örüt kelimesi var, öğrenmiş oldum. Bulmacalarda kullanırım belki). Örütbağ dememekle de ne Türklüğümden ne Atatürkçülüğümden bir şey kaybetmiş saymam kendimi.
Noktalama, yazım (imlâ - spelling) başka bir konu. Daha çok niyetten değil de bilgi ve eğitim eksikliğinden, bazen de özensizlikten gelen bir sorun. Aslında dikkat edilecek kural sayısı o kadar az ki! Biraz bakınca hemen çözebiliriz. Sadece biraz dikkat yetecek.
(Bence) konuşma dili ile yazmak, abartılmadığı ve anlaşılabilirlik, akıcılık korunduğu sürece çok da sorun değil. Özellikle internet ortamında. Zaten okurken ağzımızda düzeliyor cümleler. Çok da marifetfüruşluk, bilgiçlik, ukalalık boyutuna taşımamak lazım konuyu.
Dil konusu hassastır arkadaşlar. Bilmeden yazmak bir yana, özen gösterir de belki başlarda dakikada on kelime eksik yazarsak bu iş düzelir sanırım.
Kalın sağlıcakla.
.oO°Oo.
Turkce'nin tartisilmasi bile buyuk adim, 1insaat e-posta grubunda bu tartismayi actigimda (2002 miydi?) buyuk destegin yaninda inanilmaz hakaretler iceren yazilar da almistim. Insanlar isin-gucun icinde o kadar debeleniyorlar ki bir adim geri cekilip neler kaybettigimizi goremiyorlar.
Televizyonda "yüxexes" adlı bir program varken, neredeyse satın aldığımız herşeyin tüm yeni marka ve modellerinin adı yabancı iken, yerel bir radyo istasyonun çıkardığı diskin reklamında "Pavır Hits Valyum BEŞ" diyorsa veya "mp3" neden "MePeÜç" diye okunmalıdır anlayamıyorlarsa, daha da önemlisi tüm bu (güya) kısaltmaların Türkçe'mizi bozuntuya uğrattığını önemsemiyorlarsa, "Bye Bye Türkçe" adlı kitaptan bihaberlerse, müsebbib, aile eğitimi, okul eğitim sistemi ve duyarsız yayıncılardan gayri kimse değildir.
Elden ne gelir; çocuklarımıza doğruyu öğretmek, doğruyu izletmek, doğruyu okutmak, doğru yazdırmak, doğru konuşmasını öğretmek, doğru arkadaşlar edinmesini sağlamak…
@leedut
Bu bahsettiğiniz de sorun tabi ki, ama
Globalleşen ve ingilizceyi dünya dili olarak kabul etmeye ve ondan tonla kelime kullanmaya başlayan (almanca bile!) dünya dilleri var..
Benim kafamı kurcalayan şeyler daha çok geçmişle ilgili,
Yaklaşık 100lerce yıldır arapça farsça kelimelerin katlettiği türkçemiz..
Bu kadar büyük tarihsel bir geçmişi olup da, şu anda anlatmak istediklerimizi tam olarak ifade edebilmek için öztürkçe kelimelerin yetersizliği beni üzüyor.
ingilizce- arapça kökenli kelimeler olmadan yeterli şekilde ifade edemez hale geldik..
Geç kaldık..bazı sorunlar için 20 yıl kadar.. bazıları için 1000 yıl kadar..
Amerika'da ingilizce, sokak ingilizcesi ve zenci ingilizcesi diye ayrılıyor biz burdan sadece ingilizce olarak görüyoruz. Herşeyin başı amerika da bile böyle ise sen niye takıyorsun editör ? önemli olan akıllı olmak bişey üretmek, dialog sorun değil. Bu konunun bişey üretmekle alakası yok, bide tamamen alakasız bu siteye.!
yo nigga
senin ki yazımı a.g?
ben ce de bu diyalog türkçemize uymuyor biraz zorlasak hadi neyse ama türkçemize hakaret ediyormuş gibi olur
nida sana katılıyorum ben ce türkçeye hakaret ediliyor
iknize de katılıyorum
GÜZEL TÜRKÇE
katılıyorum
salak mısınız yazım KURALLARI diyorum
hele o kübrada var ha
manyak ya bu site
çok iyi bir düşünce
yav bulamıyorum şu dilimizdeki yabancı kelimelri bilen varsa sitesini verebilir mi.
ya ben ne arıyom bvana ne gösteri
çokkkk güzel işime çok yarıyacak
güzeldi
turkche değil türkçe
yaa saolun güzel olmuşta aradığım bu değildi :d
(G)
hele şükür doğru bi sayfa buldum
Teşekkürederim çok ihtiyacım wardı çok saol.(cittiyim)
Türkçe'de en temel yazım kuralları olması gerekmiyor mu başlık ?
@can; yanlış tahmin. Dil isimlerine ek getirildiğinde ayırma işaretiyle ayrılmaz. Türkçede, İngilizcede, İngilizcenin, Türkçeden İngilizceye gibi…
Yazılanlar çok doğru ben elimden geldiğince düzgün yazıyorum.
Bilgi ve hatırlatma için sağolun
şimdiki çoçuklar msn kısatmaları seviyorlar doğrusunu yazmak zorlarına gidiyor örneğin hayır yerine hyr hoşçakal yerine bye bence çok tuaf
haklısınız türkçemiz giderek ölüyor galiba…
çokkk iyi anlamasamda teşekkürler
Haklısınız türkçemiz giderek ölüyor galiba…
teşekürler çokkkkkkkk yardımcı oldunuz ödevimide yapabileceğim ardık
51-80… !?
çok güzel olmuş ama ekleme yaparsanız dahada güzel olur…